Allah’ı Perdesiz Görmek İsteyen İzlesin! - Said Şaşmaz | Hisar Kapısı

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Ekleme Tarihi by admin
35 İzlenme

Bu sohbetimizde; Şualar (7. Şua - Âyetü\'l-Kübrâ) ekseninde kâinattaki muazzam mizanı, İsm-i Hakem tecellisini ve gözlerimizdeki perdeleri yırtan hakikatleri konuşuyoruz. Denizlerdeki milyonlarca balık yumurtasından ağaçların milyarlarca tohumuna kadar yeryüzünü istila ettirmeyen o ilahi dengeyi; Kur\'an\'da adına sure inen bal arısının küçücük başında yazılı programı, karnında balı pişirirken iğnesinde zehri birbirine karıştırmadan taşıma mucizesini ele alıyoruz. Bediüzzaman Said Nursi\'nin 80 yaşında 19 kez zehirlendikten sonra yaşadığı hafıza kaybıyla dünyayı sebepsiz, doğrudan kudret mucizesi olarak görmesini; civcivin yumurtadan çıkışındaki hayreti ve namazı sadece kılmayıp \"ikame etmenin\" (inşa etmenin) marifetullah ile olan bağını inceliyoruz. Bakış açınızı kökten değiştirecek ve her şeyde Allah\'ın mührünü gösterecek sarsıcı bir tefekkür dersi!

Video Bölümleri (Dakikalar)

00:00 Fragman
00:54 Konu Başlıyor: Kâinatta Aslında Sebep Diye Bir Şey Yok!
02:15 Futbol Maçı ve Hakem Misali: Kâinattaki Mizan ve Denge (İsm-i Hakem)
03:45 Denizlerdeki Balıklar ve Ağaç Tohumlarındaki İlahi Sınırlandırma
05:55 Kur\'an\'da Adına Sure İnen Mucize: Nahl (Bal Arısı)
07:05 Namazı Kılmak Değil, İkame Etmek: Marifetullah Hakikati
09:30 Sahabelerin Mucize Görmesi ve Kâinattaki Daimi Mucizeler
11:00 Civcivin Yumurtadan Çıkışı ve Gözümüzdeki \"Ülfet Perdesi\"
12:35 Bediüzzaman\'ın 80 Yaşında Zehirlenmesi ve Sebeplerin Aradan Kalktığı An
15:10 Aynadaki Sima ve İnsanın Yüzündeki Farklılık Dokunuşu
17:25 Biyoloji Uzmanı mı Cahil, Tarladaki Köylü mü? (Sebep Aciz, Netice Mucize)
19:00 İmam-ı Gazali ve Yaşlı Kadının Sarsılmaz İmanı
20:45 Bal Arısının 3 Büyük Mucizesi: Program, Bal Fabrikası ve Zehir İğnesi
23:15 Bal ile Zehir Aynı Karında Nasıl Karışmıyor?

Risale-i Nur\'dan Okunan Yerler (Şualar, 7. Şua - Âyetü\'l-Kübrâ)

\"İkinci Hakikat: Kâinatta tasarrufları görünen ef\'âl-i Rabbâniyenin ıtlak ve ihata ve nihayetsiz bir surette zuhurlarıdır. Ve o fiilleri takyid ve tahdid eden, yalnız hikmet ve iradedir ve mazharların kabiliyetleridir. Ve serseri tesadüf ve şuursuz tabiat ve kör kuvvet ve câmid esbab ve kayıtsız ve her yere dağılan ve karıştıran unsurlar, o gayet mizanlı ve hikmetli ve basîrâne ve hayattârâne ve muntazam ve muhkem olan fiillere karışamazlar. Belki, bir Fâil-i Zülcelâlin emriyle ve iradesiyle ve kuvvetiyle, zahirî bir perde-i kudret olarak istimal olunuyorlar... Çünki o küçücük bal makinesinin zerrecik başında onun ehemmiyetli vazifesinin mükemmel programını yazmak ve küçücük karnında taamların en tatlısını koymak ve pişirmek ve süngücüğünde zîhayat âzaları tahrib etmek ve öldürmek hâsiyetinde bulunan zehiri o uzuvcuğuna ve cismine zarar vermeden yerleştirmek... nihayet dikkat ve ilim ile ve gayet hikmet ve irade ile ve tam bir intizam ve muvazene ile olduğundan, şuursuz, intizamsız, mizansız olan tabiat ve tesadüf gibi şeyler elbette müdahale edemezler ve karışamazlar. İşte, bu üç cihetle mu\'cizeli bu san\'at-ı İlâhiyenin ve bu fiil-i Rabbânînin bütün zemin yüzünde, hadsiz arılarda aynı hikmetle, aynı dikkatle, aynı mizanda, aynı anda, aynı tarzda zuhuru ve ihatası, bilbedahe vahdeti ispat eder.\"

Kategori
Said ŞAŞMAZ

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.